Alternatif MS Yılbaşısı

Zemherinin sonu yıllardan bindokuzyüzelli,
İlk seçimi kazanmış bizimkiler keyifli.
Omuzlar dik göğüs ilerde, yürüyüş debdebeli,
Yılbaşı gelmiş hazırlanıp hakkını vermeli.

Herkeste bir telaş , çağrılar duyurular,
O akşam bir araya gelmeli yakın akrabalar,
‘’ Zafurlu’’ iç pilavla dolmalı ‘’culluklar’’
Yanında ‘’çarpana’’ domaen salatalar,
‘’Hıtta’’dan, kelekten, biberden turşular,
Süzme yoğurt, muhammara, humuslar,
Mutlaka ak süt kadar helal rakılar.

Demlenirken o yıl küs olmayan büyükler
Gelmişten geçmişten söz edecekler.
Saati geldiğinde ‘’ajans’’ dinleyecekler,
‘’Uşahlara’’ ‘’hösün’’ kafamız şişti diyecekler,
Analar ‘’peçiç’’ oynayıp neşelenecekler,
Çocuklar tombalayla , çerezle eğlenecekler.
Bir yılı daha savıp , yenisini bekleyecekler.

Bizim amcalardan biri yeniliğe meraklı,
Dedi kendine, bu yılbaşı eskisinden olmalı farklı.
Yeni deyimle eğlencede yeni bir boyut yakalamalı,
Ev halkından bir harikalar kumpanyası kurmalı,
Çoluğa çocuğa , hanıma , kaynanaya uygun roller bulmalı.
Programa tiyatro, şarkı türkü, dans ta koymalı.
Aman bizim Sözmen’lerden kimse duymamalı.

Leyla- Mecnun olabilir gelinle büyük oğlan,
Kötü bir roldür kaynanaya uygun bulunan.
Türkü şarkı kolay; koro hazır, kızlardan
Ortanca oğlan iyi anlar sazdan bağlamadan,
İyi dümbelekçi olur ‘’ hırıf’’ kaynanamdan.
Çıkar göbek atar iki ‘’dolam’’ döneriz hanımlan.
‘’ Hop ulan hop’’ var mı bana yan bakan.

Amcam rejisör, on gün önceden başladı provalar,
Yanlışa izin yok beceremiyene verilir cezalar.
Zavallı kaynana şaşkın -nedir başıma gelen- deyip ağlar.
Çocuklar keyifli işin şamatasında gırgırındalar.
Geline göre memleketin tüm delileri buradalar.
Kayınpederden yönetmene uymak zorundalar.
Tek problem,sır dışarı sızmamalı , kendileri çalıp oynamalılar.

Yengemiz dikiş makinesinde role uygun kostümler diker.
Sandıklar açılır , nasılsa evde bol eskiler püsküler.
Payetlerle boncuklarla , cıncıklarla işlenir kıyafetler,
Çünkü dansöz olma görevide evin hanımını bekler.
Sağdan soldan yağmur gibi yağar emirler,
Vakit dar, amcam işinde ciddi ,korku dağları bekler.
Şenolsun eviniz , geceyi bozan çıkmaz inşallah; iyi eğlenceler.

Bu arada mümkün olduğunca uzak kaçıldı akrabayı taallukattan,
Sorana bir arada olmamanın bahanesini sundular, hastalıktan..
Herkes bir gariplik olduğunu anladı , kokusu nasılsa çıkardı sonradan.
‘’Akey’’ işinize gücünüze bakın ; size ne ondan bundan.
Biri vardı ki en iyi muhabettin onlarda olacağını uman,
Yılbaşıyı iple çekip o sofrada yer kapmayı planlayan.
Dul ve garip ‘’Kör Aşşe’’ydi bu , amcamızla arkadaştı taa çocukluktan.

Nihayet o gün geldi, rötuşlar yapıldı, akşam beklenmeye başlandı.
İç pilav pişti, kaynadı kazanlar, ‘’culluk’’ haşlandı.
Sabahın köründe son bir prova bile yapıldı
Herşey yolunda giderken ‘’mırğıp’’ vakti, kapı çaldı.
Dama çıkılıp , kapıya bakılarak kimlik tespiti yapıldı.
Abovvv dedi amcamız; , Aşşe bu , çıramız yandı,
Ötekisi açılmayan kapıya sille tokat gürültüyle saldırdı.

Mecburiyet hasıl oldu la havle çekilip kapı açılacak,
Aşşe bacıya buyur edilecek , yoksa komşular duyacak.
‘’Basırığı’’ çözüldü kapının , misafirin kalbi neredeyse dışarı fırlayacak.
Heyecanlanmazmı , dedikoducu teyzemize bu gece ne malzeme çıkacak.
Amcamıza kalsa bu …… yi bir kaşık suda boğacak.
Ev halkı ‘’hış’’ oldu kafa kafaya verilecek bir çare bulunacak.
Bu tellal karı defedilip ağzına laf bırakılmayacak.

Açıl susam açıl! şak dedi açıldı kapı, damdan çekilen iple.
Kör Aşşe daldı içeriye nefes nefese , keyifle neşeyle.
‘Vay bacey hoş geldin’’ dedi amca yapmacık bir ifadeyle,
Muhatabı inanmadı cevap verdi müstehzi bir gülümsemeyle;
‘’Evin şen olsun akam, yılbaşını geçireceğim en sevdiğim kardeşimle’’
‘’Evde herkes kırılıyı nezleden’’ dedi amca büyük bir ciddiyetle,
‘’Astımın azmasın diye haber vermedik’’ diye devam etti; yalanı bile bile.

Misafir aceleyle geçti ‘’hayatı’’ çıktı merdiveni girdi tabakaya,
Hazır masayı gördü , başladı ağzının suyu akmaya.
Birde takılınca gözü süslü püslü sahne-i tiyatroya ,
Çıkarıp ‘’izarını’’, seğirtti baş köşeye kurulmaya.
Seslendi amca mutfağa ‘’tezleyin dezanızın yimegini komaya’’
‘’ Heste olmasın yüzünüzden, işşallah nefesi daralmıya’’
Duymazdan geldi Aşşe bacı devam etti sağa sola bakmıya.

‘’ Getirin koyun arakımı ufağ ufağ başlayım demlenmeye’’
Derken sofra başladı gelinlerce düzenlenmeye.
Başladı ‘’deza’’ ağır ağır masadakilerden yemeye,
Bir yandan da tek gözüyle sağı solu keşiflemeye.
‘’Şindi sen afyetle yirsin arhasından yollanırsın gezmeye,
3-5 kapı yapar eglenirsin mesela akam ‘…… ‘a bacım ……’ye
Gidersin onlarda da yer içer , havadis toplar, eklersin sermayeye’’.

Aşşe bacının niyeti yoktu başka yere gitmeye,
Durumu anlamış takmıştı kafayı eğlenceye.
Bu durum başlamıştı birini hafiften sinirlendirmeye.
Bak bacım dedi amca , hastalık var evde dedik birinciye,
Arakı kokusu astımına dokunur alkolsüz haneleri ettik tavsiye,
Ne istiyorsan iste işini bitir, hazırlan artık gitmeye.
El cevap: kalacağım işte Deli …..! kararlıyım mutlaka sizi seyretmeye.

Sonrasını herkes hayal meyal , şöyle böyle hatırlıyor,
Bir el hışımla kalkıp yerde duran dümbeleği kavrıyor,
Araya yığınla başka el , ahlarla vahlarla giriyor,
Koruma çabalarına rağmen dümbelek Kör Aşşenin başında patlıyor.
‘’Dahfol get başımdan k…e’’ sesleri odayı dolduruyor.
‘’Heyat’’ta yenge, gelin, çoluk çocuk dezadan binbir özür diliyor,
Çarçabuk ‘’ izarı’’ çarşafı giydirilip kapı ‘’ögüne’’ konuyor.

O gece sabaha kadar ‘’şakşak’’ lar çalıyor kapılar açılıyor,
Aşşe bacı kanlı başını gösterip amcamızı anlatıyor,
Halini türkü yapmış yanık yanık söylüyor:
‘’Kardaş dedıh , gettıh evine
Evi döndürmüş tiyatro sahnesine,
Tek gözüm takıldı dansöz elbisesine,
Vukuf olmayım diye eglencesine;

Kaldırdı vurdu dümbelegi annımın çatına
Kana boyandım, bu da geldi başıma’’

Meçan kapıdan Meydan, Bağlar , Urfa kapıya
Kör Aşşe doymadı iştahla anlatmaya,
Taa ki amcanın yılbaşı eğlencesini bilmeyen kalmıya,
Nefesi kesilip , sabah ezanı okunurken gitti yatmaya.

Aynı zamanlarda muhtemelen …. Amca da kendi türküsünü söylüyordu:
‘’Dedik ülen bizbize bir eglenek,
Kör Aşşeyi bela etti başımıza felek,
Hır çıhmadan beceremedik dahfedek,
Olmadı yedi başına , dümbelek
Aman Aşşe canım Aşşe biz nedek,
Sen varken dellal’’a azameye ne gerek’’

Halil Sözmen
25-12-2008